30 Aralık 2010 Perşembe

Hayrettin ile kuliste çok özel röportaj (21.12.2010)

0 kişi yorumladı
Hayrettin Karaoğuz. Onu, çoğumuz “Kızsız Adam”  adlı kısa filmle tanıdık. Issız Adam filmini ti'ye aldığı video internette tıklanma rekorları kırmıştı. Ardından reklam ve sinema filmleri geldi. Şimdi Star TV’de yaptığı kendi adını taşıyan şov programı ile dikkat çekiyor.  
Doğuş Üniversitesi'ne söyleşiye gelen Hayrettin,  Star TV’deki şov programı için hazırladığı çeşitli komik videoları bize izletti, ardından programla ilgili yorumlarımızı aldı. Yaşadığı olaylardan örnekler verdi, herkesi güldürdü. Hayrettin bir ara aniden sahneden indi ve gelen bir soru üzerine biz seyirciler arasına daldı. Yapılan tezahüratlara dayanamadı ve gitmeden önce bizlere meşhur apaçi dansını bile sergiledi.
Keyifli söyleşi sonunda kulise geçtik. Üniversite dergisine hazırlayacağım ilk röportaj olacağı için heyecanlıydım fakat Hayrettin samimiyeti, rahatlığı ve esprileriyle işimi kolaylaştırdı. Hayrettin ile bugünlere gelişi ve internetin kullanımı üzerine konuştuk.


-Bulunduğun konumu nasıl değerlendiriyorsun? Hayal ettiğin yerde misin?
  Hayal ettiğim yerde değilim açıkçası. Bence daha yolun başındayım. “Kızsız Adam” kısa film, reklamlar, sinema filmi… Tüm bunlar,  hayallerimin alt yapısını oluşturuyor aslında. Asfalt dökme gibi. Hayal ettiğim yolu yapıyorum diyelim. Şimdi yaptığım şov programıyla o yolun en başındayım. Kafamda bazı projeler var.


-Kadir Has Üniversitesi’nde reklamcılık okumuşsun. Üniversiteye hazırlanış sürecinden bahseder misin?
Üniversiteye hazırlanırken tam 4 sene dersaneye gittim ama o seneler bana çok şey kazandırdı. Annemler benim hep işletme, iktisat, bankacılık gibi bölümlere girmemi istedi. İstemedim çünkü benim yapacağım işler değildi onlar. Dersane dönemimde telefonla bile film çekerdim. Windows movie maker diye bir program var, o basit programla yaptığım videoları düzenlerdim. Projeksiyonla film oynatırdım perdede. Annem bir gün “Ne yapıyor bu çocuk?” diyerek dersaneyi ziyaret etti. Onlar baştan beri reklamcılık okumak istediğimi bilmelerine rağmen sabah 9:00 akşam 8:00 memur tipi iş hayatına katılmam konusunda biraz ısrarcıydılar.


-Oyunculuk yönünüz nasıl ortaya çıktı?
Oyunculuk yapayım diye düşünmedim. İçten gelen birşey işte senin yazarlığı gibi... Tamamen akışına bıraktığım için bazı şeyleri böyle oldu. Hiçbir sektörel girişimim de olmadı. Reklamcılığı araç olarak kullandım. Çünkü yaratıcılığın içinde mizah da vardır. 2-3 sene reklam yazarlığı yaptım. Orada da normal sunum yapmak yerine müşteriye olayı canlandırarak anlatırdım.


-İnternette çok tıklanan “Kızsız Adam” filmi sana birçok kapı açtı diyebilir miyiz? 
Film, seyrettik üzerine espriler ürettik. Severiz biz arkadaşlarla gördüğümüz olayları ti’ye almayı.  Ünlü olmak için değil. Zaten o kavramı hiç sevmiyorum onun da içi boşaltıldı. İnsanlar bizi konuşsun diye  de değil. Issız Adam’ı izledik. Sonra filme bir kez daha gittik. Bu sefer filmi izlerken elimizde kağıt kalemlerle not aldık. Hatta kaçak yolla salona minik kamera soktuk gizlice detayları çektik ve sonra kendi filmimiz oluştu.

-Ünlü yönetmen Çağan Irmak sizi arayıp tebrik etmiş, öyle mi?
Seyretmiş aradı. Bize internetten mesaj attı önce “Gülmekten yere yattım” falan diye. Issız Adam’ın dünya prömiyerine çıkacaktı. Gitmeden bizim ofisimize geldi ve 2-3 saat  boyunca muhabbet ettik. 


TWİTTER SAÇMA GELİYOR.
-İnternet günümüzde her konuda etkili bir araç oldu. Twitter, facebook gibi sosyal ağlara üyeliğin var mı? Sence biz gençler interneti yeteri kadar doğru kullanıyor muyuz? 

Ben doğru kullananlardan hissediyorum kendimi aynı senin gibi. Sadece facebook’a girerek ‘bugün kimler mesaj atmış?’, ‘beğendiğim kız ne yapmış?’ ya da ‘kişisel durumumu ilişkide göstersem ne olur?’ düşüncelerine pek dalmadığım için  ben doğru kullananlardanım. Twitter üyeliğim var. Sadece başkaları almasın diye açtığım boş bir hesap var. Twitterı da anlamıyorum.  Nerede olduğunu falan yazıyormuşsun galiba.

-140 karakterle düşüncelerini anlatabiliyorsun twitter sayesinde.
Özel hayat kalmadı! ‘Şu an ne yapıyorum?’ diye her anı ortaya dökmek garip.

-Twitter’da 1000’lerce takipçiye ulaşan ve yazdıklarıyla dikkat çekenler hakkında ne düşünüyorsun?
Bu bahsettiğin tarz işte doğru kullanım! Başkaları hakkında art niyetli şeyler yazmak ya da şu an wc’deyim …. -off the record- noktasına gelecek kadar abartmak kötü kullanımdır. 

İNSANLARLA İLETİŞİMİM İYİ

-Geçen ocak ayında “Gelecekten Bir Gün” adlı filmde başrol oynadınız. Önümüzdeki dönemde başka sinema ya da dizi projeleriniz olacak mı?
 Şu an odaklandığım şov programım var. Tüm tekliflere açığım fakat öncelikle kendi projelerime açığım. Kendi kafamdakileri yapmak istiyorum.

-Komik bir mizaca sahip olmak günlük hayatınızda sıkıntı yarattı mı hiç?
Günlük hayatımda komik olduğumu düşünmüyorum. Sadece insanlarla iletişimimin iyi olduğunu biliyorum. Bu çok ince bir ayrıntı. Demin tiyatro salonunda yaptığımız söyleşide gördüğümüz gibi komedinin o iyi iletişimden doğduğunu düşünüyorum.

-İdolüm dediğiniz ya da beğendiğiniz oyuncular kimler?
Haluk Bilginer ve Şener Şen’in oyunculuğunu çok beğeniyorum. Yurt dışından televizyon programı olarak en örnek aldığım isimler: Conan O’Brien ve Jay Leno. Kendilerini özgürce ifade edebiliyorlar ve farklı bir kesime hitap ediyorlar. Onların mizah anlayışını seviyorum.

-Üniversite yıllarında birçok oyunda rol aldın ve 2007 senesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından  sana En İyi Erkek Oyuncu Ödülü verildi. Oyunculuğa yeteneği olduğunu düşünen gençlere ne tavsiye edersin?
Ben tiyatro kulübündeyken kantinde boş boş oturan arkadaşlarım vardı. Kantinde oturanlara boş demiyorum ama hem kantinde olup hem boş olunca, boş arkadaş deniyor. Onlar bana sürekli “Sen ne zaman bir dizide oynayacaksın?” diyordu. O kafada olmadıkları sürece kendilerini çok iyi ifade edebileceklerini düşünüyorum.


-Röportaj konuğum olduğun için teşekkürler.
Ben teşekkür ederim.


Bu röportajın tamamı yayına hazırlanan Doğuş BÜLTEN dergisi'nde yer alacak.

29 Aralık 2010 Çarşamba

17 Aralık 2010 Cuma

Aralık yarılandı, yeni yıla az kaldı...

0 kişi yorumladı

    Twitter'da Gülben Ergen ve Demet Akalın gibi popüler üyeleri takip ederken hepsinin de evlerinde çam ağacı süslerkenki anı paylaşmalarını ortak bir amaç gibi  gördüklerini farkedip bu yazıyı yazmaya karar verdim:) Onlar gibi süsünü takacağım dev bir çamım bile olmasa da  blogger olarak geçen yılın muhasebesini yapmalıydım elbet.

2011'e az kaldı ama etrafta "Yeni yıla şurada gireceğiz, şöyle yapacağız..." diyen pek kişi yok  neyse ki...
Üniversiteye gelene kadar neredeyse her yıl evde aileyle yemek sofrası sonrası, çerezli, cipsli, kolalı sehpamda özensiz yılbaşı programlı ulusal kanalları izleyerek yeni yıla girdim. Elimde maytapla geriye sayıp uykuya daldım.  

Uykuya dalmadan önce 31 Aralık akşamı saat 00:00'a yaklaşırken tüm bir yılla yüzleşme fırsatı bulacağımız kesin. Neler yaptım?, neleri yapamadım?, büyüklerimizin "Ömrümüzden bir yıl daha gitti, ahh yaşlanıyoruz zaman akıyor" geyikleri, hedefler, idealler, güzel dilekler... Hepsi o gece zihnimizi karıştıracak.

Yıla nasıl girersen tüm yılın öyle geçermiş inancı saçma gelirdi. Son 2 yıldır arkadaşlarımla dışarıda yeni yılı karşılamam ve gerçekten tüm sene pek evde bulunmamam, etkinlikten etkinliğe koşmam bu saçma inancı  doğrular nitelikte:) 

Henüz geçmemiş yılın kısa etkinlik özeti:

Efes Pilsen kurumsal blog yazarlığı görevim sayesinde bu senem pek bir yoğun geçti. Blues festivali turnesinin doğu ayağında Antep ve Diyarbakır'ı görmüş oldum. Konserleri kaçırmadan izlemek ve ekiple, sanatçılarla konaklamak, turne otobüsüyle yolculuk etmek ilginç bir deneyimdi.  World Cup maçlarına Ankara'ya gittim. 2010 yazını festivallerle karşılamıştım. Kış aylarını konseptli partilere ve  lansmanlara katılarak geçirdim. Blogun faydası; film şeridi gibi yazı arşivimden tüm olaylara bakmak. Okurken o anları yeniden yaşıyorum. Özellikle demin festival günlüğüme bakınca o coşkuyu hissettim tekrar. Dolu dolu günler geçmiş ne mutlu bana diyorum:)Yaz gelse de yine festival günleri gelse keşke...

Tabi ki sırf marka etkinlikleri değil 2009'dan beri hazırladığım ünlü isimlerle röportaj köşeme yıl boyunca ara ara devam ettim. 2011'de de etkinlikler tam gaz devam edecek gibi gözüküyor. Bu arada size son dakika haberi. Artık okuduğum üniversitenin aylık dergisine de yazacağım ve söyleşi için gelen ünlülerle bana röportaj yaptıracaklar. Sürprizlere hazır olun!

8 Aralık 2010 Çarşamba

Sanal Alemin Merak Edilenleri | ceriLevis

3 kişi yorumladı
Twitter’da gündemdeki olaylara, popüler kültüre ve günlük hayata dair dikkat çekici, esprili yorumlar yapan ve çok takip edilen biri: ceriLevis! O artık fenomen bir isim. 16.000’i aşan takipçi sayısı her geçen gün artıyor. Gerçek adıyla: Ömür Özdemir. Komik şeyler yazıyor ve sıkıntılı geçen dönemlerini atlatmasında twitter'ın önemli payı olduğunu söylüyor. Pek çok kişi ona röportaj teklifi götürmüş ama o sadece Rahat Yazar'a konuştu.

- Neden Ceri Levis ismi?
Jerry Lewis çok sevdiğim bir aktör, çok başarılı, şahsına münhasır bir komedyen. Gönül isterdi tam ismini kullanmayı ama daha önce twitter'da o isim alındığı için bu mümkün olmadı... 

-Twitter'da yazdıklarının bu kadar ilgi görmesini neye bağlıyorsun?
Bağlamıyorum hiçbir şeye, ne biliyim... İnsanların aklından geçenleri mi yazıyorum, bilmem ki... 

-Aile ve arkadaş çevren twitter’la gelen popülerliğin hakkında ne düşünüyor? 
Pek umurlarında değil, ailede çok önemsenen bir durum değil açıkçası.

-Bu popülerlik  yani binlerce kişinin yazdıklarının takipçisi olması seni  ve duygu durumunu nasıl etkiledi? 
Evet hoş bir şey yazdıklarımın beğenilmesi, keyif veriyor, genel anlamda duygu durumuma pozitif tezahür ediyor ama bazen negatif bir ruh halini de beraberinde getirebiliyor... 

-Ağırlıklı olarak gündeme dair espriyle karışık yorumlar yazıyorsun. Çekindiğin ya da şunları asla twitleyemem dediğin konular var mı?
İnsanların manevi duygularını rencide edebilecek şeyler asla yazmam, çekindiğim başka bir konu yok... 

-Bazı ünlüler hakkında çok sık twit giriyorsun. Özellikle Demet Akalın, Ömür Gedik vs. Onlardan tepki geldi mi?
Çok sık twit girmiyorum onlarla ilgili aslında. Onlar hakkında yazdıklarım daha fazla dikkat çekiyor sadece. Olumsuz bir tepki gelmedi... 

-Geçtiğimiz haftalarda TRT Haber kanalındaki Sosyal Medya adlı programın canlı yayın konuğuydun. Televizyonda seni ilk kez gören takipçilerinin yorumu nasıl oldu?
Yorumlar çok olumluydu. Heyecanlı diyenler çok oldu ama orada olmak kolay değil, kendini ilk kez deşifre ediyorsun ve canlı yayındasın. Heyecan olması gayet doğaldı bence. 

-Mizah yeteneğin var. Kitap yazmak ya da blog vs. açmak gibi düşüncelerin var mı?
Yoo asla kitap yazmak gibi bir hayalim yok, o konuda başarılı olabileceğimi sanmıyorum... 


-Boş zamanlarında neler yaparsın? Hobilerin?
Tiyatroları takip etmeye çalışıyorum, iyi bir televizyon izleyicisiyim. Futbolla ilgileniyorum. Futbol hakemliği kursum başlıyor mesela :) Ciddiyim... 

-İleriki hedeflerin ve hayallerin neler?
Turkmax kanalında yayınlanan "heberler" adlı programda metin yazarıyım. Yakında başka bir tv projesi de olacak, medya ile ilgili işler yapmak istiyorum.  Kendimce var tabii bazı hayallerim. Bana kalsın ama.

  
-Sosyal medya, bu ara altın çağını yaşıyor diyebiliriz. Sence twitter’a ilgi azalır mı?
Tabii ki azalacak, yeni bir şey çıkacak, insanlar biraz da oraya takılacaklar, sonra başka bir şey, böyle sürüp gidecek...  

-Son olarak seni takip edenlere ne söylemek istersin?

Aslında şunu söyleyebilirim ; çok kötü günler geçirdim, çok keyifsizdim, başıma çok kötü şeyler geldi...
Hiç farkında değillerdi ve ucundan kıyısından da olsa o günleri atlatırken bana yardımcı oldular...
Hepsine çok teşekkür ederim.  
- Röportaj teklifimi kabul ettiğin için teşekkürler.   
Ben teşekkür ederim, sağolunuz.
Takip etmek isteyenler için adres:  http://twitter.com/ceriLevis
  
Twitlerinden Seçmeler:

ö.gedik 'evlenirsem düğünü hayvan barınagında yapacağım' diye twitlemiş..illa marjinal olayım diyorsan balayını da orda yap, görelim ömürcüm

d.akalın 'Başbakanımızın çılgın projesini merak ettim' diye twitlemiş..ben sana söyleyeyim o çılgınlığı demetcim; seni kültür bakanı yapacak

slm ben s.sarıkabadayı...hedef kelimem 'taburcu'... unutmam o kokunu BURCU BURCU, sen gelmeden olamam ki TABURCU...yine başardım, iyi günler

slm,ben ayşe özyılmazel; suşiyi orda ye, tortelliniyi burda ye, latteyi orda iç, eğlenmeye de aha şuraya git...bugünkü yazım bu..iyi geceler

A.Rıza Bey'in felç olduğu, Fatmagül'e tecavüz edildiği dizileri yapan Ay yapım'dan yeni bi dizi 'Mutluluk da bi yere kadar Polyanna' YAKINDA

 Twitter'a yeni başlayanlar..! O.Wilde bitti...Mevlana bitti...Shakespare bitti...elimizde kala kala Nihat Doğan aforizmaları kaldı...üzgünüm

4 Aralık 2010 Cumartesi

Blog sahnemden kimler geçti? (Video)

0 kişi yorumladı

Yeni sezon öncesinde, Rahat Yazar'ın blog sahnesinde bugüne kadar hangi popüler isimler yer aldı? Hatırlayalım. 

video 

NOT: "Sanal Alemin Merak Edilenleri" konulu yazı dizim söz verdiğim gibi devam edecek. Yeni röportaj konuğum bu ara çok yoğun olduğundan bana salı günü için randevu verdi.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...